23 Ocak 2012 Pazartesi

Bir Başyapıt ''REQUIEM FOR A DREAM''

Akademi'nin en sevmediği yönetmenlerin başında bence Darren Aronofsky gelir.Özellikle de Requıem for a Dream filmini yaptıktan sonra.Bugüne kadar izlediğim en sarsıcı film diyebileceğim bu başyapıt Aronofsky'nin en ünlü filmi konumunda.Dört karakterin dibe batışını sarsıcı bir şekilde,müzik eşliğinde işleyen Aronofsky film bittikten sonra bizi şoke ediyor.Kendisi bu film için ''Bu izlediğiniz sıradan bir film değil.Eğer film çıkışında ''evet iyiydi'' veya ''pek iyi değildi'' diye düşünebileceğiniz bir filme gitmek istiyorsanız lütfen bu filmi izlemeyin'' demiş.
O kadar yerinde bir tespit ki sıradan bir film değil gerçekten.Şoke olmak istiyorsanız,hissetmek istiyorsanız,dibe vurmak istiyorsanız bu filmi izleyin...

Film dört ana karakter üzerine kurulu.Televizyon bağımlısı bir anne Sara ve madde bağımlısı oğlu Harry ile sevgilisi Marion ve en yakın arkadaşı Tyrone filmdeki ana karakterler.Televizyonda izlediği bir yarışma programı sonrası kendisine yarışmacı olarak teklif gelmesi üzerine başvuru yapmaya karar veren Sara'nın yarışmaya hazırlanmak için kırmızı elbisesini giymek ister ancak fazla kiloları yüzünden elbiseyi giyemez ve 15 kilo vermek için diyete başlar ancak diyetten sonuç alamadığı için arkadaşının tavsiyesi üzerine doktora gider ve doktorun ona verdiği hapları her gün kullanan Sara istediği kiloları verse de dibe vurmaya başar..

Hikayenin diğer kısmında Harry ve sevgilisi Marion ile arkadaşları Tyrone'de madde bağımlısı gençlerdir.Daha sonra para kazanmak için işi ticarete döken gençler bu işten oldukça para kazanırken birgün işlemediği bir cinayet sonucu hapse giren Tyrone için paralarını kullanmak zorunda kalırlar ve gençlerin parası bittiğinde üçününde dibe vurma vakitleri gelmiştir.Harry ve Tyrone yeni iş için gittikleri Florida'da yakalanır,Marion ise para karşılığı erkeklerle birlikte olarak hayatını tamamen bitirmiş olur..

Aranofsky filmin sarsıcı olmasını istediğinden karakterin acılarını,hüzünlerini ve hayallerini hisstemeye başladığımızda amacına ulaşır.Uyarlama bir senaryoya sahip filmde kitabın yazarı Hubert Selby çok iyi bir işe imza atmış.Çok zekice yazdığı kitap eminim çoğu kişiye ders olacak nitelikte..

Filmin oyuncu kadrosu ise çok başarılı.Özellikle de Ellen Burstyn canlandırdığı Sara karakteriyle hafızalarıma kazındı doğrusu.Burstyn film için çekimler sırasında tam 15 kilo vermiş.Film bittikten sonra etkisinden kurtulmayan Burstyn bir manastıra gidip saçlarını kazıtmış.Seyirciyi bile bu kadar sarsan bir filmde oyuncuların psikolojisini düşünemiyorum.Burstyn filmle Oscar ve Altın Küre'de en iyi kadın oyuncu dalında aday olmasına karşın kazanamadığını da belirtelim.Filmin diğer oyuncularından Jared Leton ve Marlon Wayans filmde iyi bir performans sergiliyorlar.Aronofsky bu iki oyuncunun rollerini daha iyi gösterebilmeleri için iki oyuncuya bir ay boyunca şekerli şeyler yememelerini ve seks yapmamalarını istemiş.Böylece oyuncuların en çok istedikleri şeylere karşı dirençlerini ölçmek istemiştir.Oldukça ilginç yöntemleri olan Aronofsky'yi kutlamak gerekiyor çünkü dört oyuncusundan da istediği verimi almış.Jennifer Connelly ise filmde cesur sahneleri iyi başarmış ve oyunculuğuyla göz dolduruyor...

Özellikle sınırları zorlayan sahnelerle ve cinsel sahneler yüzünden ABD'de 17+ ibaresi konulur.Hatta bazı bölümlerin kesilmek istenmesine karşı çıkan Aronofsky bunun bedelini daha az sinemada filmin yayınlanması ve daha az kazanç elde etmesi olmuştur.Ayrıca neden bu yapımın Oscar ödülleri'nde sadece bir adaylığı var derseniz bir blog yazısında okuduğum kadarıyla filmin az sayıda sinema salonunda oynaması daha az Akademi üyesinin filmi izlemesine sebep olmuş ve ödüllerden o kadar uzak kalmış.

Hadi tüm bunları geçelim filmin en büyük olaylarından biri olan ve bugün hala kullanılan o meşhur Clint Mansell'in Lux Aeterna adlı eseri nasıl olur da es geçilir.Filmi izleden önce de duyduğum bu şarkının bu filme ait olduğunu öğrendiğimde çok şaşırmıştım çünkü bu kadar güzel bir eserin ödül almaması akıl alır gibi değil.Hala Akademi Ödülleri'ni bana savunanlar bundan sonra hiç yanıma yanaşmasınlar daha iyi bence..

Film değil bir başyapıt..Sarsıcı bir film ve muhteşem bir final..Hisset..Gör ve şok ol !

[8.7] TÜM ZAMANLARIN EN SARSICI FİLMİ !

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder